11 Mart 2026

Hakan Esen Yazıyor (“Teknolojinin esiri olmuşuz…”)

Kafamızı teknolojiye, bu kadar gömmeden önce ne yapıyorduk Daha mı sıkıcıydı ve’de renksizdi hayatımız? Bence tam tersiydi hiç sıkılmazdık çünkü birbirimizi dinlemeye vaktimiz vardı. Arkadaşlığın dostluğun ve’de aşkın kıymetini bilirdik. Büyüğümüze saygı duyar küçüğümüzü sevgi ile sarardık. Bilgisayarın telefonun başında değil aile toplantılarında akraba ziyaretlerindeydi dostun bir sıcak çayında sevgilinin avuçlarında idi yaşama sevincimiz . Bahçe sinemalarımız Fuar merkezimiz lunaparkımız vardı. Aile çay bahçelerinde geçirilen hafta sonlarının yerini Avm’lerin alması kadar yakmamıştır hiç bir şey canımı.

haber/Photo_1611152085645.jpg

Aşık olduğumuz sevdiğimiz zaman tam severdik. Şiirli mektuplar yazar kasetler doldururduk sevdiğimize. Cep telefonlarımız değil sevdiklerimizin elleri vardı avuçlarımızda. Çabalardık mutluluk için en önemlisi ise zaman ayırırdık birbirimize. Yüzümüze vuran ışık teknolojinin değil hayallerimizin ışığıydı. Belki de bu yüzdendir daha çok ve daha renkli anıların olması ve geçmişe özlem kokusu yaşanması. Evet, çok paramız yoktu ama çok mutluyduk şimdi olmadığı kadar… O zamanlar bu kadar beton duvar yoktu. Yemyeşildi sokaklar caddeler ve mahallemiz Karataşlarla seriliydi dut miş miş zerdali kokusu vardı asmaların arasında. Ne zaman kirlendi dünya ne zaman bu kadar kendimizde uzaklaştık anlamıyorum sanırım teknoloji bizim değil biz teknolojinin esiri olmuşuz…